Kopegim.Gen.TR

Köpek Dostları Yardımlaşma Platformu

You are here: Kalıtsal Hastalıklar

Kalıtsal Hastalıklar

E-posta Yazdır PDF

ALMAN ÇOBAN KÖPEĞİNDE GÖRÜLEN BAZI GENETİK BOZUKLUKLAR

Alman Çoban KöpeÄŸi her iÅŸe yatkın bir ırk olmasına baÄŸlı olarak çok popüler bir köpek olmuÅŸtur. Bir çok insan iyi kalitede ve iyi eÄŸitilmiÅŸ Alman Kurdu’na ilgi duyarken , bazıları da bu ırkı öncelikle para kazanma aracı olarak görmektedir. Irkın özelliklerini bilmeden , bu özellikleri dikkate almadan yapılan üretimler ciddi saÄŸlık sorunları ve karakter bozukluÄŸu olan köpeklerin çoÄŸalmasına yol açmaktadır.
AÅŸağıda sıralayacağımız anormallikler sadece Alman Çoban KöpeÄŸinde görülmez ve yaygın olmaları gerekmez . Bu hastalıklar sizin Alman Kurdu’na olan sevginizi azaltmasın . Sizlerin gözünü korkutmak gibi bir düşüncemiz yok . Aksine bu ırktan bir köpek sahibi olacaksanız ; bu özelliklere özen gösteren ve bunları bilen üreticileri bulmanıza ve karşılaÅŸtığınız üreticileri sorgulamanıza yardımcı olacaktır.
Ayraca bu ırkı üretecek olanlara da katkı sağlama umudunu taşımaktayız.

ACHALASİA (akalazya) – resesif gen-Özefagus- yemek borusu geniÅŸlemesidir. Bozukluk sütten kesme döneminde kusma ile baÅŸlar.
ANKY LOSİS (ankiloz) – genetik oluÅŸu kuÅŸkulu- Kuyruk veya omurgadaki omurların birleÅŸmesine baÄŸlı olarak hareket kabiliyetinin sınırlanması .
BİLATERAL KATARAKT (çift taraflı katarakt) – dominant gen – Genellikle iki yaşından sonra her iki gözdeki lensin opaklaÅŸması ve görüş kaybı.
CALCİUM GOUT (kalsiyum gutu) – genetik olduÄŸu düşünülür – Deride kalsiyum birikmelerine baÄŸlı olarak ÅŸiÅŸlikler meydana gelmesidir.
CEREBELLAR HİPOPLASİ (beynin büyümesi) – genetik olduÄŸu düşünülür – Yavru 12 haftalık olunca ortaya cıkan anormal yürüyüş ve kontrol kaybı .
CHRONİK PANKREATİTİS ( kronik pankreas hastalığı) – genetik olduÄŸu düşünülüyor – Kronik kilo kaybı ile seyreden , yaÄŸ ve proteinlerin sindiriminde rol oynayan enzimlerin bulunmaması durumudur.
CORNEAL DERMOİD CYST ( kornea dermoid kisti) – genetik olduÄŸu düşünülür – Gözün kornea adı verilen bölümünde doÄŸmasal kist oluÅŸumu .
CRYPTORCHİDİSM ( kriptorÅŸidizim-gizli testis) – genetik olduÄŸu düşünülür – Testislerin skrotum adı verilen kesede olmama durumudur. Testislerin fötal dönemdeki farklılaÅŸması Y kromozomu tarafından kontrol edilir. FarklılaÅŸma olup da gonadlardan testisler meydana gelince bunlar bulunmaları gereken yerlere giderler. DoÄŸum esnasında testisler , genellikle karın içerisindedir. DoÄŸumdan sonra 10 gün içerisinde inguinal kanala iner ve yavru 10-14 gün olduÄŸunda da skrotum içerisine yerleÅŸmiÅŸ olurlar. 6 haftalıktan önce testisleri elle hissetmek zor olabilir. Fakat bu süreden sonra rahatça hissedilebilirler.
Yavru 6-8 haftalık olmasına karşın testislerden bir veya ikisinin skrotumda olmaması kriptorşidizim olarak adlandırılır.
Tedavi için 16 haftalıktan önce yapılan hormon uygulamalarından daha başarılı sonuç alınır. Testisin inguinal kanalda ,inguinal kanalın da açık olması gerekir.
Her iki testisin de karın boşluğunda olması halinde köpek kısırdır. Kriptorşidizim bulunan köpekler daha agresiftirler ve bunlarda testis tümörü oluşma eğilimi daha yüksektir. Bu yüzden en geç 4 yaşında , karın boşluğundaki testis cerrahi yolla çıkarılmalıdır.
CYSTİNURİA (sistinuri) – resesif gen – Sadece erkeklerde görülür. İdrarda yüksek miktarda bulunan sistin maddesi taÅŸ oluÅŸumuna neden olur.
DEGENERATİVE MYELOPTHY (dejeneratif miyelopati) – genetik olup olmadığı bilinmemektedir – Hareketle ilgili sinirlerin kılıflarının dejeneratif bozukluÄŸudur. Bu durum Alman Çoban Köpeklerinde göreceli olarak yaygındır. Genç köpeklerde ortaya çıkabilmesine karşın genellikle orta yaÅŸtan itibaren görülür. Arka bacaklarda zayıflıkla baÅŸlar , zamanla dejenerasyon meydana gelir. En sonunda yemek borusunun alt kısımlarına iliÅŸkin zayıflıklar meydana gelir ki ; tam yutmaya engel olur ve tekrarlayan zatürrelerin oluÅŸmasına sebep olur. Her ne kadar baÅŸlangıçta kalça displazisini andırırsa da gerçekte kalça ekleminden ziyade spinal kordun dejenerasyonudur.
DİABETUS MELLİTUS (ÅŸeker hastalığı) – resesif gen- Sindirim sisteminde sindirim iÅŸlemleri sırasında , gıdalar vücudun kullanabileceÄŸi parçalara ayrılır. Karbonhidratlar ÅŸekerlere parçalanır ki , bunların en önemlisi glikozdur. Glikoz ,enerjinin kaynağıdır. Bağırsaklardan kana geçen glikozun , gereksinilenden fazlası karaciÄŸerde glikojene çevrilerek depolanır. Bir kısımda hücreler tarafından enerji olarak kullanılır. Ancak glikozun kullanılabilmesi için pankreas tarafından üretilen insüline gereksinim vardır. İnsülin eksikliÄŸi ile karakterize bu duruma ÅŸeker hastalığı denir ve bunun sonucunda kanda normalden fazla glikoz bulunur.
Hastalık 2-6 aylıken ortaya çıkar. Çok su içip çok işeme ile karakterizedir.
DİSTCHİAZİS (diÅŸiasis) – genetik olduÄŸu düşünülür- Kirpiklerin iki sıra halinde bulunması durumudur. Kornea ve konjuktivanın sürekli irkiltilmesi sonucu ; göz yaşı akıntısı , kornea yaraları gibi olaylara neden olur. Fazla kirpikler, operasyonla veya epilasyonla alınmalıdır.
ECTASİA (ektazi) – resesif gen – Gözün retina tabakası ve görme sinirlerine iliÅŸkin anormalliklerdir. Görme zayıflığı ve körlüğe neden olur.
ELBOW DYSPLASİA (dirsek displazisi) – dominant gen – Dirsek displazisi ; 4 veya 6 ay arasıda çok ciddi bir topallamanın baÅŸlaması ile karakterizedir. Genellikle tek dirseÄŸi tutmasına raÄŸmen ara sırada iki dirseÄŸi de tutar. Hastalık kısaca ; dirsek ekleminin yaygın olarak geliÅŸen deformitesidir. Dirsek displazisinin 3 farklı tipi vardır. İlgilenenler bize e – posta ile baÅŸ vurabilir.
EOSİNOPHİLİC COLİTİS (eozinofilik kolit) – genetik olduÄŸu düşünülür – Kronik ishal nöbetlerinin olmasıdır.
EOSİNOPHİLİC MİYOSİTİS (eozinofilik miyozit) – bilinmiyor – Kasların nükseden (tekrarlayan) akut enflamasyonudur.
EPİLEPSY (sara) –resesif gen- 1-3 yaÅŸlar arasında baÅŸlayan ve tekrarlayan beyin orijinli nöbetlerdir. Önce ani baÅŸlayan korku ve huzursuzluk dikkati çeker. Daha sonra köşeleri koklama, havayı ısırmaya çalışma gibi garip sayılabilecek davranışlar gözlenir. DiÅŸ gıcırdatma , çiÄŸneme , ağızdan köpüklü salya gelmesi , kafanın sallanması ve gözlerde titreme olaya eÅŸlik eden diÄŸer belirtilerdir. Köpek aniden yere yığılır , kafa geriye doÄŸru bükülür , salya akışı ve yüzdeki seÄŸirmeler dikkati çeker. Bilinçsizce idrar kaçırma dışkılama görülebilir.
Epileptik nöbet başladığında onu bir battaniyeye sarmak iyi olur. Bu sırada köpeğe bir şey yutturmaya çalışılmamalıdır. Tedavide antikonvülsan ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar karaciğer hasarı oluşturabileceğinden belirli aralıklarla karaciğer enzimleri kontrol edilmelidir.
HAEMOPHELİA A (hemofili a) – resesif gen – Kanın pıhtılaÅŸmasına yardımcı FAKTÖR 8 eksikliÄŸine baÄŸlı olarak kanamalar meydana gelir , pıhtılaÅŸma yavaÅŸ olur.
HİP DYSPLASİA ( hip dispilazi, kalça çıkığı) – poligenik gen – Topallıkla seyreden ve kalça ekleminin ilerleyen deformitesidir. Kalça displazisi , kalça eklemi ve ligamentlerinin gevÅŸemesi ile baÅŸlar , asetabulumda sığlaÅŸma , eklemde deformasyon ve femur başında yassılaÅŸma gibi olaylarla devam eder. KuÅŸaklar boyu kalça displazisi taşımayan ve bu anlamda sertifikası olan anne – babalardan bile kalça displazili yavrular doÄŸabileceÄŸi unutulmamalıdır. Kalça displazisinin kalıtsal faktörü tam olarak bilinmediÄŸinden eradikasyonu mümkün olmamıştır. Ancak yine unutulmamalıdır ki kalça displazisi olmayan ve bunun röntgenle doÄŸrulandığı anne – babaların yavrularında problemin ortaya çıkma olasılığı oldukça düşüktür.
Üretimde dikkat edilmesi gereken noktalar ;
• Normal köpeklerin normallerle çiftleÅŸtirilmeli
• Normal köpeklerin , normal ataları olanlarla çiftleÅŸtirilmeli
• Normal köpeklerle kalça displazisi insidensi düşük yavrularla çiftleÅŸtirilmeli
• Düşük oranda kalça displazisine neden olan babaları tercih edin.
Yavrular 6 aylık olunca kalça displazisi konusunda uzmanlaşmış bir klinikte röntgeni çektirilerek hastalığın bulunup bulunmadığı saptanmalıdır.

İNTERVERTEBRAL DİSC DİSEASE ( omurlar arası disk hastalığı ) – genetik olduÄŸu düşünülür – Disk kayması , aÄŸrı , paralizise baÄŸlı olarak bacaklarda güçsüzlük görülür.
MALABSORBTİON SYNDROME ( gıdaların emilme bozukluÄŸu sendromu ) – genetik olduÄŸu düşünülür – sindirilmiÅŸ gıdaların emilmelerinin bozulmasına baÄŸlı olarak ölüm derecesinde açlık meydana gelir.
NİTTİTATİC MEMBRANE EVERSİON ( membrana nittikansın kıvrılması ) – resesif gen – Membrana nittikans olarak da bilinen üçüncü göz kapağının kıvrılmasıdır. Korneada tahriÅŸler ve gözde bozukluklara neden olur. Operatif olarak tedavi edilir.
OSTEOCONDRİTİS DESSİCANS ( osteokondritis dessikans ) – genetik olduÄŸu düşünülür- Kısaca OCD olarak isimlendirilen problemde ; omuz ekleminin geliÅŸim bozukluÄŸu mevcuttur. Buna baÄŸlı olarak aÄŸrı ve topallık vardır.
PANNUS – kalıtsal olduÄŸu düşünülür – Bir göz tabakası olan korneanın hastalığıdır. Korneanın üzeri bir zar ile kapatılır. Kan damarları ve çeÅŸitli dokulardan oluÅŸan bu zar kırmızı renklidir. 2 yaşından büyük köpeklerde görülür , körlüğe neden olabilir. Hastalığı kontrol altında tutmak mümkündür , fakat kalıcı ve kesin tedavisi yoktur.
PANOSTEİTİS – kalıtsal olduÄŸu düşünülür – Genellikle 5 ve 12. aylarda görülen ve uzun kemiklerde yoÄŸun bir kemik üretimiyle karakterize bir durumdur. Köpekler , genellikle bu probleme raÄŸmen büyümelerini sürdürürler ancak aÄŸrılı bir durumdur. Panosteitis ; bilinmeyen bir sebeple oluÅŸur ve Alman kurt köpeÄŸinde yaygın bir durumdur. Hastalık anında kemik röntgeni alınacak olursa büyüme plakalarındaki lezyonlar görülecektir. KöpeÄŸin dieti hastalıkta rol oynayabilir. Yüksek proteinli yavru köpek mamaları , yavrunun hızlı büyümesine neden olabilir , bu da yavrunun bu hastalığa tutulmasına neden olabilir , bu da ‘büyüme aÄŸrısı’ ÅŸeklinde açıklanır. Bu hastalıkta bacaklarda dolaÅŸan topallık görülür. ÖrneÄŸin ön bacakta topallık varken , birde bakarsınız topallık arka bacakta. Yavrular büyüdükçe hastalık azalır. İstirahat edilmesi problemin azaltılmasında önemlidir. AÄŸrı kesiciler , aÄŸrıyı ortadan kaldırıp yavrunun çok oynaması sonucunu doÄŸurabileceÄŸinden sakıncalıdır. Çok oynama sonucunda problem daha da ağırlaÅŸabilir.
PATENT DUCTUS ARTERİOSUS – poligenik – Yavrunun anne karnında geliÅŸimi sürerken ‘fötal dönemde’ aort geliÅŸiminde bozukluk olması durumudur. Kalp seslerinde anormallik ve egzersiz yapmada problemler vardır. Bu problemlerin başında çabuk yorulma gelir.
PERİANAL FİSTULA – genetik olduÄŸu düşünülür – Normal olarak bağırsaklar anüsle dışarıya açılır. Bu durumda anüsün dışında bir kanaldan dışarıya açılma söz konusudur.
PERİFERAL DİSEASE VESTİBULAR – bilinmiyor – Orta kulakta ÅŸekillenen doÄŸmasal bozukluktur. Yavru genellikle dengesini kurmakta zorlanır ve kendi etrafında döner veya kafasını geriye yada yana çevirir. Bu köpekler çok nadir olarak iyileÅŸirler ve eriÅŸkin olduklarında da kafalarını biraz eÄŸik tutarlar.
RETİNAL ATROPHY – genetik olduÄŸu düşünülür – Retina gözün, göz sinirinin de bulunduÄŸu bir tabakasıdır. Bu tabakada oluÅŸan dejenerasyon önceleri gece körlüğüne daha sonra da tamamen körlüğe neden olur.
SOFT EARS – resesif gen – Alman Çoban Köpekleri doÄŸduklarında düşük kulaklıdırlar. Normal olarak kulaklar , 2. ve 3. aylarda dikleÅŸmeye baÅŸlar. Bazı kulakların kasları geliÅŸmeyerek asla dikleÅŸmez. Dik kulağı olmayan köpekler ÅŸovlara alınmaz ve düşük kulak , kulak enfeksiyonlarının kolayca çıkmasına neden olur.

VON WİLLEBRAND’S DİSEASE – dominant gen – Mukozalarda kanamalara neden olan bir kan hastalığıdır. DiÄŸer kan hastalıklarından ayırabilmek için klinik testlerin yapılması gerekir. Bu hastalığa sahip anne – babanın yavruları ölür. Bu hastalık otozomal genlerle taşınır ve cinsiyetle iliÅŸkili deÄŸildir.

Bu Yazýyý Sitende Alýntýla

Kendi sitenizde bu yazýya link olusturmak icin,
asagýdaki kodlari kopyalayip sayfaniza yapistiriniz.




Gorüntü :

Kalıtsal Hastalıklar
Pazar, 29 Mart 2009

© 2010 - Kopegim.Gen.TR


Powered by QuoteThis © 2008